ŞİLELİ GENÇLER…
Şile gençlerinin dostluklarını arkadaşlıklarını her zaman değerli bulmuşumdur. Kasaba ortamının avantajı mıdır, nedir? Bu tür ilişkiler bizim ilk gençliğimizde, çocukluğumuzda da kaybolmayan mahalle kültüründe vardı. Sonra kapitalist ilişkiler, daha fazla zenginleşme hedefleri insani ilişkileri çökertti. Arkadaşlık, dostluk, yozlaşmış oldu. O yüzden insan geçmiş; çıkarsız, önyargısız arkadaşlıklarını arıyor. Bu olumsuzlukları ve arayışları kendim için söylüyorum en çok...
Şile gençlerinin dostlukları da, uzun olmayan küslükleri de sahici...
Dün benimle aynı felsefeyi, politik görüşleri paylaşmayanların suratına "öğrenilmiş düşmanlıkla, hırsla bakıyordum, bugün o insanlara, utanarak bakıyorum. Dün onlarla karşılaşabileceğim kaldırımı değiştirirken, bugün cenazelerde aynı safta yer alıyorum. Eski bizler; aramızda bunlarla kazayla tokalaştığımızda ellerimizi yıkamamız gerektiğini söyler gülüşürken, bugün bu ayrışmamızın aktörlerinden biri olmanın anılarını acıyla taşıyorum...
Zaman, her şeyin olduğu gibi; ideolojik, politik hastalıkların da ilacı oluyor...
İşte bu nedenle "öğretilmiş düşmanlıklardan" etkilenmemiş Şileli gençlere imrendiğimi gizleyemiyorum...
Şile Sivil İnisiyatifi'ni oluşturan anlayış, içinde olgunlaştığı çevre ile birlikte toplumun, daha yaşanılabilir bir hale getirilmesini isteyenlerin cesaretli çalışmaları ile hayata geçirildi. Farklı entelektüel, siyasal, mesleki alanlardaki, kadın ve erkeklerden oluşan bu kurumlaşma bir umudun çiçek açmasıdır.
Bu da sanıyorum önyargısız olmalarının başarısı...
Dilerim bu çiçeğin kokusu her yana hızla yayılır.
Hürsan Uçta – Mart 2025